Prevod "proces" turskom jeziku:
Primjeri (Vanjski izvori, nisu pregledani)
| PROCES | Altyazılar |
| Kosovo diplomatski proces | Kosova diplomatik süreç |
| Pa, pogledajmo proces. | Evet, sürece şöyle bir bakalım. |
| Proces je započeo. | Süreç başladı. |
| Proces izvoženja je završen. | Dışarı aktarım işlemi tamamlandı. |
| Proces uvoženja je završen. | İçeri aktarım işlemi tamamlandı |
| Proces promjena u Ustavu | Anayasal Değişiklikler Süreci |
| Spor, detaljan proces otkrića. | Keşfi yavaş ve tedbirli. |
| Bio je to proces. | Bu... Bu bir süreçti. |
| Ne moĹľe izdvojiti novi proces! | Yeni işlem başlatılamadı! |
| Taj proces može potrajati godinama. | Bu süreç de yıllar alabiliyor. |
| Od sad počinje pravni proces. | Paçacı, Şu andan itibaren hukuki süreç başlayacaktır. |
| Ovaj proces je vrlo težak. | Bu süreç çok zor. |
| Turska podržala afganistanski mirovni proces | Türkiye'den Afganistan'daki barış sürecine destek |
| To neće biti kratak proces. | Kısa bir süreç olmayacak. |
| Znaš li koliko stoji proces? | Ciddi olamazsın. Boşanmanın ne kadar masraflı olduğunu biliyor musun? |
| Međutim, proces su odložila dva faktora. | Fakat süreci geciktiren iki etken oldu. |
| Međutim, proces je opozvan u oktobru. | Ancak süreç Ekim ayında iptal edildi. |
| Trenutno je u toku žalbeni proces. | Temyiz süreci şu anda devam ediyor. |
| Ubrzan proces registracije preduzeća u Albaniji | Arnavutluk'ta şirket kayıt süreci hızlandırıldı |
| Proces privatizacije na Kosovu pod prismotrom | Kosova'nın özelleştirme süreci büyüteç altında |
| Proces privatizacije Albtelecoma bio je dug. | Albtelecom'un özelleştirme süreci uzun sürdü. |
| Butmirski proces u BiH se nastavlja | BH'nin Butmir süreci devam edecek |
| Proces prilagođavanja će biti uspješno završen. | Vuciniç, uyum süreci başarılı bir şekilde tamamlanacak. |
| SETimes Kako ide proces vizne liberalizacije? | SETimes Vize serbestleştirme süreci nasıl gidiyor? |
| Novim rumunjskim zakonom olakšan proces usvajanja | Romanya'nın yeni yasası evlat edinmeleri düzenliyor |
| Najduži sudski proces u američkoj istoriji, | ABD tarihindeki en uzun süren dava, |
| G. Spok, poštovanje je razuman proces. | Saygı mantıklı bir karar sürecidir. |
| Povjerenik dobra godina za proces proširenja EU | Komisyon üyesi AB genişleme süreci açısından iyi bir yıl |
| To će biti kratkoročni i srednjoročni proces. | Bu da kısa ve orta vadeli bir süreç alacaktır. |
| Vlada je mnogo uložila u taj proces. | Hükümet sürece çok önem verdi. |
| Taj proces vode u cjelini domaći političari. | Bu süreç, tamamen yerli siyasetçilerin girişimiyle oluştu. |
| Manipulacije i nepravilnosti oštetile su izborni proces. | Koalisyon temsilcisi İsmet Kryeziu, Manipülasyon ve usulsüzlükler, seçim sürecine gölge düşürdü. |
| To će biti 'vijagra' za proces učlanjenja. | Bu üyelik sürecinde Viagra etkisi yapacaktır. |
| Taj proces bi mogao imati svojih poteškoća. | Bekiri, Bu sürecin kendine has güçlükleri olabilir. |